Anasayfa / Admin

Admin

Kablosuz RoboFly Tıpkı Bir Böceğe Benziyor, Gücünü Lazerden Alıyor

Uçan robotların yeni türü olan RoboFly çok küçük ve çok hafif. Yalnızca bir kürdan ağırlığındalar. Parmağınıza konabilecek kadar da küçükler. Bu küçük pırpırlar serbest uçuş yapabiliyorlar ve lazerlerle güçlendirildiler.

Küçük hava araçları genellikle bir güç kaynağı tarafından desteklenmek için fazla küçüktür ve uçmak için kendilerini destekleyen pillere belli bir mesafede durmak zorundadırlar. Ancak bu böcekler küçük hava araçlarının tasarımında ileriye doğru büyük bir atılım oldu.

Böceklerden ilham alınarak yapılan bu robotlara RoboFly (RoboSinek) adı verildi. Hayvan adaşları gibi kendilerini havada taşıyan bir çift şeffaf kanatla donatıldılar. Fakat önceki örneklerinden farklı olarak RoboFly’ı kontrol edecek ve ona enerji sağlayacak bir bağlantı kablosu yok. Bunun yerine RoboFly lazer ışığını elektrik enerjisine dönüştüren hafif bir yerleşik devre kullanarak havada süzülüyor.

RoboFly’ın mühendisleri, 23 Mayıs’ta Avustralya’da düzenlenen Uluslararası Robot ve Otomasyon Konferansı’nda robot teknolojisi hakkındaki keşiflerini sundular.

Hayvanların inanılmaz yetenekleri robotların tasarımlarına ilham veriyor. Vatozun yüzüş şekli, denizanasının deniz yüzeyinde durması, Galago maymununun zıplaması, hatta insanların koşması bile ilham alınarak yeniliklere imza atılıyor.

RoboFly’dan önce geliştirilen böcek robot RoboBee (RoboArı), havada durabiliyor, yere inebiliyor, havalanıyor ve enerji tasarrufu için uçuş esnasında bir yere konup durabiliyordu. Ancak RoboBee bir güç kaynağına ve kumandaya bağlıydı. RoboFly üzerinde lazer ışınlarını enerjiye çeviren bir güneş pili taşıması sayesinde özgürce uçabiliyor. Güneş pili yaklaşık 7 volt elektrik üretiyor. Kalkış esnasında esnek yerleşik devre bunu 240 volta yükseltiyor. Bu arada, RoboFly üzerinde bulunan bir mikro-denetleyici, beyin görevi görüyor ve titreşim göndererek kanat çırpmayı gerçekleştiriyor. Lazer ışıkları güneş paneline yansıyarak RoboFly’a uçuş gücü sağlıyor.

RoboFly üzerindeki güneş paneli enerjiyi depolamıyor. Robotun kalkışı için gerekli gücü üretmek için devrenin sabit lazerin menzili içinde olması gerekiyor. Pil lazerin enerji üretebildiği yere kadar dayanıyor.

Büyük hava dronelarından farklı olarak RoboFly gibi küçük, yüksek manevra kabiliyetli robotlar kolayca küçük çaplı deliklerden geçebilir. Mühendisler ileride bu küçük robotların sineklerden alınan ilhamla daha fazla geliştirilerek koku takip etme görevinde kullanılabileceğini söylüyor.

Washington Üniversitesi Mekanik Mühendislik Bölümünde asistan profesörlük yapan Sawyer Fuller, “metan sızıntılarını bulan bir sinek robot yapmak isterdim. Onlardan bir çanta dolusu alabilirsiniz. Dışarı bıraktığınızda borulardan sızan kokuları takip edecekler. Bu robotlar sızıntı bulmayı kolaylaştırabilirse, sera gazı yayılımını düşürebiliriz” diyor.

PHP’ye nereden ve nasıl başlamalıyım ?

PHP’ye başlamanın inceliklerini ve en rahat öğrenme yollarını anlatacağım. Kimimiz belkide ilk defa öğrenmek için programlama dili olarak PHP seçtik ve yeni yeni başladık. PHP’yi araştırdık, makaleler okuduk, bilgisayarımıza kurduk, kendimizi öğrenmeye hazırladık ve ilk adımı atmaya hazırız. Birçoğumuz bir yerden başlayayım derken kendisini belli bir süreden sonra “nereden başlamalıyım?” diye arama motorunda yazarken bulduk. Şimdi bahsedeğim konularda hem doğru başlangıç nasıl olur hem de başlarken nasıl bir yol izlenir bunlardan söz edeceğiz.


Öğrenmede ilk adım çok önemlidir. Hem zamandan hemde sağlıklı bir öğrenim için nereden başlanılmasına karar vermek bizi daha emin adımlarla öğrenim sürecinde ilerlememize yardımcı olacaktır. Bir programlama dilini anlamak için öncelikle HTML ve CSS hakkında fikir sahibi olmamız gerekir. HTML ve CSS’si anlamak programlama mantığını anlamamız açısından bize yardımcı olacaktır.

Önceki yazılarımda PHP’nin HTML gömülü bir betik dil olduğunu söylemiştik. İlk adım olarak PHP’den ziyade HTML hakkında bir takım bilgi sahibi olmamız gerekir. HTML hakkında daha fazla fikir sahibi olmak istiyorsanız buradan öğrenebilirsiniz.

HTML elementinin nasıl görüneceğini belirleme olanağı sağlayan CSS ise bilinmesi gereken diğer bir web teknolojisidir. CSS hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız buradan öğrenebilirsiniz.

Evet PHP’ye geçmeden önce ilk adım olarak HTML ve CSS hakkında bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. PHP’de yaptığımız bir projede sıklıkla karşımıza çıkacak olan HTML ve CSS’in öğrenilmesi gerektiğini düşünüyorum.


Bir programlama diline çalıştığımızda farklı yollarda çalışma sistemine gideriz. Kimimiz internette videolardan, kimimiz kitaplardan, kimimiz hazır kodlara bakarak ve daha bir çok çalışma yöntemi ile öğrenme süreci içerisine giriyoruz. Öncelikle çalışma türü ne olursa olsun öğrenme olarak kendimizi gün geçtikçe geliştirmiş oluyoruz. Önemli olan en verimli çalışma şekli ile öğrenim sürecini geçirmektir.

İlk olarak öğrenmeye bir PHP kitabı inceleyerek başlayabiliriz. Bu kitap seçiminde anlatımını bize hitap eden en uygun kitabı seçmeliyiz. PHP’ye yeni başlayanlar için özellikle kitapta teorik bilgileri göz gezdirmemiz bizim için yararlı olacaktır. Kitaptaki örnek kodları uygulayın. Bu örnek kodları yazarak işin püf ve teorik genel kısımlarını öğrenmiş oluruz.

Kitap ile kendimizi sınırlandırmamız gerekmemektedir. Çünkü PHP açık kaynak kodlu bir dil olduğunda, sürekli yeni kütüphaneler ve bu her kütüphanenin içinde yüzlerce yeni fonksiyon gelir. Bundan dolayı kitabı sadece teorik kısmı öğrenmek için kullanabiliriz.

Kitaptaki anlatımların bize hitap eden bir anlatım olduğunu düşünmüyorsak bunun için internette makaleler okuyarak PHP’nin içerisine girebiliriz. İnternetteki makaleleri inceleyerek fazlasıyla basit ve fonksiyonel kodlar yazabiliriz. Bu sayede hatalar ile karşılaşabilir ve bu hataları çözerken verimli bir öğrenim elde edebiliriz.

Programlama, bisiklete binmek gibidir; asla unutulmaz, yanlızca pratik gerektirir.

Ayrıca örnek kodlara bakarak kendimiz özgün kodlar üreterek pratik yapmış oluruz. Ürettiğimiz kodlar ile kod aşinalığı sağlar hemde programlama olarak üretkenliğimizi geliştiririz. PHP’ye çalışırken kodlar ile çalışmak PHP’yi daha iyi sindirerek anlamamızı sağlamaktadır.

Makalenin devamı ve PHP öğrenebileceğiniz kaynakları aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.

Web Site Arkaplanında Video Oynatmak

Merhaba Arkadaşlar, size bu sıralar pek çok sitede kullanılan bir çalışmadan bahsedeceğim. Bazı sitelerde web sayfaların arka planında ekranı kaplayan videolar bulunmakta ve bunun üzerinde ise site inşaa edilmektedir. Yani arka planda video oynatılırken sitenin diğer materyalleri ( butonlar, resimler, yazılar vs.) bu videonun üzerinde bulunmaktadır. İşte bugün bu konudan sizlere bahsedeceğim. İnşallah beğenirsiniz. ( ile çalışan arkaplan video işlemi)

Size kendi yapmış olduğum çalışmanın indirme linkini vereceğim, çünkü çalışan dosyanın sizde örnek olarak durmasında yarar var.  Ona bakarak kendi web sitenizin arka planına video koyabilirsiniz. Ama bazı şeyleri de burada anlatarak sizlere yol göstermek istiyorum. Dikkatlice okursanız hiçbir sorun olmayacaktır.

Örneğin İncelenmesi.

Aşağıdaki kodlar <head> ile </head> Arasında olmalıdır.

<link rel="stylesheet" href="css/style.css">
<link rel="stylesheet" href="css/bigvideo.css">
<script src="js/modernizr-2.5.3.min.js">

<body> ve </body> arasında yer vereceğiniz şeyler tamamen videonun üzerinde olacağından istediğiniz gibi sitenizi yapabilirsiniz. Kısacası burada video ile ilgili hiçbir şey yoktur.  Sadece sitenizi divlerle veya tablolarla oluşturdurktan sonra onların en altına aşağıdaki kodları yerleştirmeniz gerekmektedir.

<!– BigVideo ile çalışan scriptler –>

<script src="//ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.7.2/jquery.min.js"></script>
<script>window.jQuery || document.write('<script src="js/jquery-1.7.2.min.js"><\/script>')</script>
<script src="js/jquery-ui-1.8.22.custom.min.js"></script>
<script src="js/jquery.imagesloaded.min.js"></script>
<script src="http://vjs.zencdn.net/c/video.js"></script>

<!– BigVideo scripti –>

<script src=”js/bigvideo.js”></script>

<!– Video özellikleri –>

<script>
$(function() {
var BV = new $.BigVideo();
BV.init();
if (Modernizr.touch) {
BV.show('img/background-dock.jpg');
} else {
BV.show('vids/dock.mp4',{ambient:true});
}
});
</script>

 

Yukarıdaki kırmızı yazıyla yazılmış kısımdaki yer vids klasörünün içinde ki videonun adıdır. Kendi videonuzu Bu kısma uzantısıyla birlikte koymanız gerekmektedir. Sonrasında web sitenizin arka planında vids klasörünün içinde olan video arka planda oynatılacaktır.

Bu çalışmayla birlikte artık web sitenizin arkasında videolarınızı istediğiniz gibi oynatabileceksiniz. Kolay gelsin. Sorularınız olduğuna yorum kısmında bana ulaşabilirsiniz.

Uçan telefon phonedrone

Drone, İngilizce bir kelime. Bu kelimenin Türkçe karşılığı ise uzaktan kontrol edilebilen, pilotsuz hava aracı anlamını taşıyor. 20. Yüzyılın önemli buluşlarından olan Drone’lar savunma sanayi için geliştirildi, ancak sadece savunma sanayide kullanılmayacağı, eğlencenin de bir parçası olacağı kesin.

Son derece teknolojik cihazlar olan Drone’lar, bünyelerinde birçok sensör ve algılayıcı barındırıyorlar. Görevleri, onlar uçarken, aşağıda görüş alanlarında olan bitenleri kayda almak. Gece veya gündüz, sisli havalarda veya yağmurlarda dahi çekim yaptıkları için bünyelerinde bulunan sensörler son derece kuvvetli ve kaliteli malzemeler. Hem üretim aşamasında, hem de bakım aşamalarında droneları kullanıma hazır hale getirmek maliyetli oluyor.

Hindistanlı bir şirket Drone’larla alakalı oldukça güzel bir proje geliştirmiş. X-Craft şirketi Phonedrone adı verdiği bu proje ile akıllı telefonlarla Drone’ları birleştirmiş. Henüz cihaz seri üretime geçememiş ve bu nedenle yaygın bir kullanımı yok. Seri üretime geçebilmesi için yeterli fon toplanamamış. Ancak çok kısa sürede bu projenin hayata geçeceği konusunda hiçbir şüphemiz yok. Akıllı telefon üreticilerinin bu projeye milyon dolar ödeyerek kendi bünyelerine almaları an meselesi. Hindistan’lı şirket ilk kullanıma Apple markası ile başlamış, phonedrone cihazlarının örnek çalışmaları iPhone 4S ile yapılmış ancak bu arada bir anlaşma olduğunu göstermiyor.

Phonedrone cihazların ana mantığı, normal bir Drone’da olan özellikleri, akıllı bir telefonda kullanarak, telefonları uçurmak oluyor. Zaten adından da anlaşılacağı üzere Phonedrone, uçan akıllı telefon manasına geliyor. Phonedrone cihazının yapısı dıştan bakıldığında oldukça basit görünüyor. Cihaz dört ayaklı bir yapıdan oluşuyor. Üç aşamada katlanabilen bu ayaklar, kullanım esnasında açılarak cihazın yere sabitlenmesine ve uçuşa hazır hale gelmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda ayaklar üzerinde uçuşu sağlayan küçük pervaneler bulunuyor. Uçuş sonrası ise katlanılarak, ergonomik yapısı ile kolaylıkla taşınabilir hale geliyor. Bu dört ayağın tutunduğu gövde, akıllı bir telefon boyutunda üretilmiş. Bu alana iPhone 4S modeli telefon ortalı bir şekilde oturtuluyor. Cihaz ve drone özellikleri bu sayede etkileşim haline geçiyor. Cihazın düşmemesi ve sabitlenmesi için iPhone üzerine, kenarlarından tutacak şekilde, ortası açık bir kapak geçiriliyor. Bu işlemden sonra Phonedrone uçuşa ve kayıta hazır hale geliyor.

Cihazın uçuşa geçebilmesi ve uzaktan yönetilebilmesi için android tabanlı başka bir cihaza ihtiyacınız olacak. Bu cihaz bir telefon veya tablet olabilir. Cihaza yüklenen özel bir uygulama ile Phonedrone komuta ediliyor. Uygulamada bulunan takip et butonu, Phonedrone cihazının, sizin elinizdeki android sistemin sinyallerini takip ederek, sürekli üzerinizde uçmasını ve sizi takip etmesini sağlıyor. Veya uygulama üzerinde bulunan haritada çizimler yaparak uçuş planını belirleyebiliyorsunuz. Phonedrone uçuş esnasında iken, dilerseniz anlık olarak izleyebiliyor, dilerseniz daha sonra izlemek için görüntüleri kayıt altına alabiliyorsunuz. Phonedrone’ların en çok tercih edilme nedenlerinden biri, uçan cihazlarınızla öz çekim yani selfie yapabilme imkanı olacak.

Bug Ne Demek?

Bug, aslında yazılımsal bir kodlama hatasıdır. Bug kelimesi, tekniksel bir işlev bozukluğunu ifade etmek için kullanılır. Kısacası sistem açığı da denebilir. Bug sorunları, yazılımlarda zaman zaman güvenlik açıklarına da neden olabilmektedir. Bu nedenle, bug sorunlarının tespiti ve sorunun giderilmesi oldukça önemlidir.

Bug’ın kelime anlaması aslında “böcek”dir. 1947’li yıllarda bozulan bir bilgisayarın devrelerinin yandığı fark edilir. Yapılan tüm düzenlemelere rağmen sorun bulunamaz ve en sonunda bilgisayarın içerisinde yanan böceklerin olduğu ortaya çıkar. Yaşanılan problemin bu böcekten kaynaklandığı anlaşılır ve bu sebepten dolayı bu tarz yazılımsal kodlama ve sistem hatalarına bug denmeye başlanır. Bug terimini yazılımsal kod hatalarında kullanan ilk kişi ise; Grace Hooper’dır.

Oyunda Bug Ne Demek?

Bug adı verilen bu yazılımsal hatalar en çok bilgisayar ve telefon oyunlarında karşımıza çıkar. Örnek vermek gerekirse, oyun oynarken bir karakterinizin donması veya piksel piksel gözükmesi bir bug problemidir. Normal oyun rutininizde olmaması gereken bir terslik yaşıyorsanız, bunun nedeni muhtemelen oyunda bug olmasından kaynaklanır. Oyuncular arasında “bug buldum” şeklinde bir söylem ortaya çıkmıştır. Peki, bug buldum ne demek?

Oyun oynarken ya da bir uygulama kullanırken o yazılımın hatasını yakalamanız, bug bulmanız anlamına gelir. Yazılımsal hataları ve oyunlarda gördüğünüz bozulmaları tespit etmek olarak düşünebilirsiniz. Çoğunlukla oyunlarda karşılaşıldığı için bilgisayar oyuncularının diline böyle bir tabi geçmiştir.

 

 

Bug Fixes Ne Demek?

 

Sistem üzerinde bulunan birçok farklı türde program hatası mevcuttur. Bu hataları gidermek için ise; “bug fixes” terimi kullanılır. Yani, karşılaştığınız bug hatalarını düzeltmek için yaptığınız veya yapacağınız tüm düzenlemeler “bug fixes” anlamına gelir. Bug fixes yöntemlerinden en yaygın olanı güncelleme yapmaktır. Özellikle oynadığınız oyunlara gelen güncellemeleri incelerseniz, bir çoğunda bug hatalarının düzenlendiği açıklamasını görürsünüz.

Bu tamamen yazılımsal bir hata olduğu için, bugı keşfettiğinizde sizin çözebileceğiniz bir durum söz konusu değildir. Oyuna güncelleme gelmesi ve oyun geliştiricileri tarafından bugın çözümlenmesi gerekmektedir. Ancak; oyunun bir kez güncellenmiş olması bir daha bug ile karşılaşmayacağınız anlamına da gelmez. Bir oyun piyasaya sürüldükten sonra veya genel beta testinden geçtikten sonra da buglarla karşılaşabilir. Oyun yapmak oldukça zor ve kapsamlı bir sistem / süreç olduğu için, her oyunda da hemen hemen çeşitli buglarla karşılaşmak mümkün ve olağandır. Bu oyunun kötü veya kalitesiz olduğu anlamına gelmez. Sorunsuz ve hatasız bir çalışma gerçekleştirmek her yazılımcının veya tasarımcının önemsediği bir konudur.

Buglar sadece oyunlarda değil, sosyal medya platformlarında da karşınıza çıkabilir. Ancak; oyun hataları kadar sık değildir ve birkaç güncelleme ile tamamen düzeltilebilir.

Yarının Şehirleri: Dubai ve Çin Kentsel Robotları Piyasaya Çıkarıyor

Kara gözlü, suçluları tespit edebilen, kanıt toplayabilen ve gözle görülemeyen ağzı olan bir robot polis memuruyla karşılaşma hissi ürkütücü öyle değil mi ?

Bu ürkütücü robot polis şapkası ile bütünleştiğinde daha da ürkütücü bir hal aldığını söyleyebiliriz. Yeni bir teknoloji ürünü olan bu robot yaklaşık 1 yıl önce Dubai’deki dünyanın en büyük binası olan Burj Khalifa’da tanıtılmıştı.

Asıl soru ise, o zamandan beri faaliyette olan bu robot ne yaptı? Yoksa sadece Dubai’nin son teknoloji ürünleri kullandığını gösterebilmek için yapılmış bir ürün mü?

Üretici firması olan olan PAL Robotics, robotun polis memuru görevinden daha çok turist rehberi görevinin üzerinde durdu.

Şirket, BBC’ye verdiği demeçte, “Bu robot, vatandaşlara yenilikçi ve ilgi çekici bir şekilde yardımcı olmak için Dubai polisine katıldı ve şu an turistik yerlere ve alışveriş merkezlerine yerleştirildi. Robotun mevcut yazılımı sayesinde bir çok dilde yararlı bilgiler sağlanabilir ve ayrıca insanları gitmek istedikleri herhangi bir noktaya yönlendirebilir. Vatandaşlar robotlara entegre edilmiş mikrofonları kullanarak Dubai Polis Çağrı Merkezi ile iletişim kurabilir ve insanlar trafik cezaları ödemek gibi diğer polis ile ilgili hizmetleri kullanabilir.” dedi.

Dubai hükümeti ise robot polisinin 2030 yılına kadar kuvvetin% 25’ini oluşturmasını istiyor. Dubai polis merkezinin bir üyesi ise verdiği bir röportajda “Bu tür robotlar 7/24 çalışabilir. İzin, hastalık izni veya doğum izni istemezler. Saatlerce çalışabilir.” dedi.

Dünyanın en büyük kamera izleme ağının bulunduğu Çin’de, robotlar artık birçok tren istasyonunda ve havaalanında kullanıma sunuldu.

Çok iyi bir isme sahip olmayan E-Patrol Robot Sheriff, Henan bölgesindeki Zhengzhou Doğu Demiryolu İstasyonu’nda çalışıyor. Robot bir dizi kamera ile donatılmış ve raporlara göre, küçük bir yangını algılamak için yerleşik sensörlere sahip. Ayrıca Mashable firmasına göre potansiyel suçluları veya şüpheli insanları takip edebilir, izleyebilir ve yüzlerini tanıyabilir.

AnBot İse Havaalanında Görev Yapıyor

Bir başka kentsel robot olan AnBot ise geçen yıl Shenzhen Uluslararası Havalimanı’nda konuşlandırıldı ve güvenlik kontrolleri gerçekleştirmek için dört adet yerleşik kameraya sahip. Çin’in People’s Daily gazetesine göre, “elektrik yüklü bir isyan kontrol aracı” olarak anılması, halkın bazı kesimleri tarafından oldukça tepkiyle karşılandı.

Bu robotlar gün geçtikçe hayatımıza girmeye devam edecek. Kim bilir belki bir gün insanlara hiçbir platformda iş kalmayacak.

E-postlar ile Kimlik Bilgilerinizi Avcılığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

 

Bugünlerde şüpheli görünen e-postalara karşı temkinli olmanın birçok nedeni var. Bazı e-posta mesajları kimlik avı dolandırıcılığı olabilir; Bazıları virüs ve diğer zararlı yazılımları içerebilir. Mesajların içindeki dosyalar uygunsuz görüntüler içerebilir ve gizlice gönderene geri mesaj göndermek için kullanılabilecek web işaretlerini içerebilir.

Bir e-posta şüpheli görünüyorsa, iletiyi açarak veya yanıtlayarak kişisel bilgilerinizi riske atmayın. Aşağıda, posta kutunuza şüpheli posta geldiğinde bu tehditlere karşı kendinizi korumaya yardımcı olmak için önerilen bazı kurallar verilmiştir;

1. Kimlik avı e-posta mesajı alırsanız, cevap vermeyin. Önemsiz postayı hiçbir zaman açmayın
Öncelikle, fishing (“balıkçılık”) nedir? Kişisel verilerinizi veya kredi kartı numaraları, şifreler, hesap bilgileri veya diğer bilgiler gibi bilgileri çalmak için tasarlanmış e-posta ve sahte web siteleri kullanan bir tür çevrimiçi kimlik hırsızlığıdır. Kendinizi e-posta yoluyla gönderilen kimlik avı dolandırıcılığından korumak için, bir e-posta şüpheli görünüyorsa yanıt vermemeniz en doğrusu. Önemsiz e-posta iletilerini açmadan silin. Bazen spam açmak bile spam göndericileri uyarabilir veya korunmasız bir bilgisayarı riske sokabilir. Mesajın doğru bir kaynaktan geldiğinden emin değilseniz e-postayı yanıtlamayın. “Beni listenden çıkar” seçeneği sunan mesajlar bile kimlik hırsızlığına davetiye çıkarabilir.

2. E-posta mesajlarındaki bağlantılara tıklarken dikkatli olun
Kimlik avı e-posta iletilerindeki bağlantılar, sizi kişisel veya finansal bilgileri uzmanlara iletmeye teşvik eden sahte sitelere yönlendirir. Doğru bir adres, URL veya geçerli bir gönderenin olduğundan emin değilseniz e-posta iletisindeki bir bağlantıyı tıklamaktan kaçının.

Çoğu e-posta programı, fareyi iletideki bağlantının üzerine getirdiğinizde bağlantının doğru hedef adresini gösterir. Bir bağlantıyı tıklamadan önce, hedef adresi okuduğunuzdan emin olun. E-posta mesajı bankanızdan geliyorsa, fakat gönderen adresi anlamsız bir sayı dizisi ise, bağlantıyı tıklamayın.

3. E-postadaki resimlere tıklarken dikkatli olun
Tıpkı okyanuslardaki bir fenerin gemiye geri bir mesaj ya da veri ilettiği gibi, e-posta iletilerindeki görüntülerde “web işaretçileri” olarak da bilinir. Gizlice gönderene geri bir mesaj göndermek için kullanılabilir.

Spam gönderenler, aktif e-posta adreslerini bulmak için bu resimler tarafından sağlarlar. Resimler aynı zamanda zararlı kodlar içerebilir.

Web işaretçilerine karşı en iyi savunma, iletiyi gözden geçirme şansınız olana kadar resimlerin indirilmesini engellemektir. Çoğu çevrimdışı posta sistemleri bu ayarları içerir.

4. E-posta iletilerindeki eklere dikkatle yaklaşın
Ekler, ek dosyasını açtığınızda makinenize indirilen virüsler veya casus yazılımlar olabilir. Eklentinin kimden olduğunu bilmiyorsanız veya beklemiyorsanız, eki açmayın.

5. Bir e-posta iletisinde gönderen bilgilerine güvenmeyin
E-posta mesajı, bildiğiniz ve güvendiğiniz belirli bir göndericiden gelse de, başka herhangi bir e-posta iletisinde kullanacağınız önlemleri kullanın. Sahtekarlık, gönderenin adresinin ve e-posta başlığının diğer bölümlerinin, e-posta kaynaklanmış veya farklı bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünecek şekilde değiştirildiği e-posta etkinliğidir. Bu, spam gönderenlerin yaygın bir uygulamasıdır ve bir adresi bozmak için yasal nedenler olabileceğinden, mücadele etmesi en zorlardan biridir.

6. Gerçek olamayacak kadar iyi görünen tekliflere güvenmeyin
Bir e-posta iletisindeki bir anlaşma veya teklif doğru olamayacak kadar iyi görünüyorsa, muhtemelen öyledir. En iyi savunma, e-posta iletilerini okurken ve yanıtlarken sağduyunuzu kullanmanızdır.

7. Şüpheli e-postayı bildirin

Tanıdığınız ve güvendiğiniz bir şirketten gelmiş gibi görünen şüpheli bir e-posta alırsanız, e-postayı sahte veya “sahte” bir kuruluşa bildirin.

Doğrudan kuruluşa başvurun (aldığınız e-posta yoluyla değil) ve mesajın geçerliliği konusunda onay isteyin. Veya kuruluşun ücretsiz numarasını arayın ve bir müşteri hizmetleri temsilcisiyle görüşün.

8. Açılan pencerelere kişisel veya finansal bilgiler girmeyin
Yaygın olarak kullanılan bir kimlik avı tekniği, biri kimlik avı e-posta iletisindeki bir bağlantıyı tıkladığında sahte bir açılır pencere açmaktır. Açılır pencerenin daha inandırıcı görünmesi için, güvendiğiniz bir pencerede görüntülenebilir. Açılır pencere resmi olsa veya güvenli olduğunu iddia etse bile, güvenlik sertifikasını kontrol etmenin bir yolu olmadığından hassas bilgiler girmekten kaçının.

Bankanın Teklifini Duyunca Şaşkınlığını Gizleyemedi

Dün sabah sularında günlük işlemleri için bankaya gelen vatandaş, yılda ortalama 1.200 TL kazanç sağlayacağını öğrenince şaşkınlığını gizleyemedi.

Emre A., yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Sıradan bir gündü ve her zamanki işlemlerim için şubeye gittim. Tam sıra bana gelmişken bankada çalışan arkadaş bana reddedemeyeceğim bir teklif sundu. Daha önce böylesini ne duymuş ne de görmüştüm. Bana yılda ortalama 1200 TL kazanç sağlayacağımı söyledikleri anda Büyük Adım’lı olmaya karar verdim.

Masraflar masraflar…

Emre A., “Bu zamana kadar hesap işletim ücretiydi, EFT, havale komisyonuydu derken gönderdiğim para kadar masraf çıkıyordu. Masraflar masraflar derken Büyük Adım’da havale, EFT, döviz transferi gibi işlemlerimin artık ücretsiz olduğunu söylediler. Büyüksün Büyük Adım diyesim geldi” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.

Böylesini ne gördüm ne de duydum

Emre A., HSBC Büyük Adım’da Modern Hesap’la mevduatına sürekli Hoş Geldin faizi alacağını duyunca “Bana sürekli hoş geldin faizi verecek bir teklifle ilk defa karşılaşıyorum . Böylesini ne gördüm ne de duydum…” sözleriyle şaşkınlığını ifade etti.

Artık parasız kaldım gibi bir derdim de yok

Emre A. daha geçtiğimiz ay başına gelen bir durumdan şöyle bahsetti:

“Geçen ay başında bir ödemem vardı, parayı denkleştiremedim. Eşi dostu aradım haliyle. Tam da bunun üzerine Büyük Adım’ı tanımam, her ayın ilk 7 günü Büyük Adım’ın Bedava Kredili Mevduat Hesabı’ndan 5.000 TL’ye kadar ihtiyacım olan miktarı çekebileceğimi ve bir hafta içinde sıfır faizle geri ödeyebileceğimi öğrenmem benim için bir çok iyi bir haber oldu. Artık parasız kaldım gibi bir derdim yok. Gerçekten bu kadarını beklemiyordum. Çok şaşkınım…”

Her ay zaten düzenli ödemelerimi yapıyorum

Emre A., şu sözlerle yaşadığı sürprizi anlatmaya devam etti: “Her ay elektrik, su, kira gibi zaruri giderler epey bir miktar tutuyor. Bana aylık tutarı en az 500 TL olan 3 tane ödeme talimatı vermemin Büyük Adımlı olmak için yeterli olduğunu anlattıklarında resmen içime su serpildi. Her ay yaptığım fatura, çocuğun okulu gibi ödemelerinin bana bu kadar fayda sağlayabileceğini üstelik ücretsiz olacağını hiç düşünmemiştim.”

Bir daha geri dönemem

Herhangi bir müşteriyken Büyük Adım’a geçen ve kararından son derece memnun olduğunu dile getiren Emre A., “Yine olsa hiç çekinmeden yine yaparım. Kendi kendime bir daha geri dönemem dedim. Bir daha Büyük Adım’dan öncesine geri dönemem…” sözleriyle Büyük Adım’ın hayatında yarattığı büyük değişimi dile getirdi.

Son olarak, “Hayatta her şey matematik ama bazı şeyler kesinlikle öyledir. Büyük Adımlı olmak herkesin hakkı” diyen Emre A. herkesi butonu tıklamaya davet etti.

Turksat 4A nasıl ayarlanır? Turksat 4A Kurulum ve Frekans Listesi

18 Eylül 2014 itibariyle yayına başlayan Turksat 4A, bilgisi olmayan bir çok kişi için televizyonların çöküşü halini aldı. Aslında 10 dakikanızı almayacak bir işlem ile, kanallarınızı Turksat 4A’ya geçirebilir dilerseniz HD yayınları izleyebilirsiniz.

Çanaklarınız ile oynamayın!
Türksat 3A ile Türksat 4A uzayda ayni konumda yan yana bulunmaktadir. Iki uyduda 42 derece dogu boylamindadir. Türksat 4A geçisleri bittiginde hiçbir anten ayari yapmadan 4A kanallarini izleyebileceksiniz. Sadece sebeke arama yapmak yeterlidir. Nasil yapilacagi sayfanin altinda ve konu içerisinde anlatilmaktadir.


Kesinlenen Ücretsiz HD Yayın Yapan Kanallar ve Frekansları
* ATV HD : Frekans : 12054 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs
* A HABER HD : Frekans : 12054 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs
* A SPOR HD : Frekans : 12054 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs
* BEYAZ HD : Frekans : 12380 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 27500 mbs
* BUGÜN HD : Frekans : 11999 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 11666 mbs
* CNN TÜRK HD : Frekans : 12245 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs
* FOX HD : Frekans : 12329 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 6666 mbs
* KANAL A HD : Frekans : 11039 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 4800 mbs
* KANAL A AVRUPA HD : Frekans : 11039 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 4800 mbs
* KANAL D HD : Frekans : 12245 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs
* KANAL TÜRK HD : Frekans : 11999 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 11666 mbs
* KANAL 7 HD : Frekans : 12103 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 8333 mbs
* HABERTÜRK HD : Frekans : 12209 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 10000 mbs
* MCJ SHOPPING HD : Frekans : 12380 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 27500 mbs
* TRT 1 HD : Frekans : 11054 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 30000 mbs
* TRT HD : Frekans : 11054 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 30000 mbs
* TRT HABER HD : Frekans : 11054 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 30000 mbs
* TVNET HD : Frekans : 12213 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 5833 mbs
* ÜLKE HD : Frekans : 12103 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 8333 mbs
* SAMANYOLU HD : Frekans : 11096 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 30000 mbs
* STAR HD : Frekans : 12015 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs
* SEMERKAND HD : Frekans : 11558 mhz – Pol : Dikey (v) – Fec : 2/3 – Senbolrate : 30000 mbs
* SHOW HD : Frekans : 12209 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 10000 mbs
* TELEDÜNYA HD : Frekans : 12379 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 3/4 – Senbolrate : 30000 mbs
* TV2 HD : Frekans : 12245 mhz – Pol : Yatay (h) – Fec : 5/6 – Senbolrate : 27500 mbs

Yayınları HD izleyebilmek için ne yapmalıyım?
Yukarıda gördüğünüz kanallar ücretsiz olarak HD yayın izleyebilme imkanı sunmaktadır. Tek yapmanız gereken HD yayın destekleyen bir uydu alıcısı almak. Fiyatları ortalama 50-60 TL den başlayan bu HD Yayın veren uydu alıcıları ile ücretsiz olarak HD yayın seyredebilirsiniz.

Turksat 4A Güncel Frekans Listesi
Geçiş işlemlerinizi yaptıktan sonra bulamadığınız veya ekstra eklemek istediğiniz kanallar olursa aşağıdaki tam frekans listesinden istediğiniz kanalı manuel işlemler eşliğinde ekleyebilir ve seyredebilirsiniz.

Otomatik kanal güncellemesi nasıl yapılır?

Asagidaki frekanslari uydu aliniza girerek “Sebeke Taramasi” (Network veya Ag taramasi da yazabilir) yaptirmaniz halinde tüm kanallar otomatik olarak eklenecektir.

Avrupa ve Türkiye için otomatik frekans bilgisi 
Frekans : 11844 MHz
Polarizasyon : Dikey (V)
Sembol orani : 2222
Fec : 3/4

* Marmara Bölgesinin tamami
* Ege Bölgesinin tamami
* Akdeniz Bölgesinin tamami
* Iç Anadolu Bölgesinin Tamami
* Karadeniz Bölgesinin Bati Karadeniz bölümü

Orta dogu ve Türkiye için otomatik frekans bilgisi 
Frekans : 11747 MHz
Polarizasyon : Yatay (H)
Sembol orani : 27500
Fec : 5/6

* Karadeniz Bölgesinin Dogu Karadeniz bölümü
* Dogu Anadolu Bölgesinin tamami
* Düneydogu Anadolu Bölgesinin tamami

Çanak yönünde bir değişik yapmam gerekli mi?
Çanak degismeniz veya çanak yönünü düzeltmeniz gerekmeyecektir. Türksat 4A, Türksat 3A ile ayni derecede yayin yapmaktadir. 42° dogu yörüngesine ayarli tüm çanaklar ile Türksat 4A izlenebilir.

HD kanalları normal uydu alıcısı yani desivır ile izleyebilir miyim?
HD kanallar için adi üstünde HD uydu alicisi gerekmektedir.

SD kanallar yayına devam edecek mi?
SD kanallar yayina devam edecek. HD uyumlu olmayan uydu alicilari ile de Türksat 4A’daki kanallari izlemeye devam edebileceksiniz.

Turksat 4A da otomatik kanal sıralama sistemi nedir? Nasıl yapılır?
Türksat, TKGS adini verdigi ve Dijital platformlardan alisik oldugumuz bir sisteme geçis yapti. TKGS özellikli TV ve Uydu alicilari ile otomatik kanal siralamasi özelligini kullanabilirsiniz. Bundan sonra Türksat, tipki platformlarda oldugu gibi her kanala bir numara verecek. Örnegin Teledünya 15. kanalda YYY TV var deniyorlar, YYY TV Türksat TKGS 20. kanalda denecek.

TKGS tamamen ücretsiz bir özellik olup herkes kullanabilme.

TKGS Nedir? 
TKGS, uydu alicilarinin ihtiyaç duydugu tüm kanal bilgisinin Türksat tarafindan yayinlanmasi ve uydu alicilarina aktarilan bu bilginin islenerek, kanal veri tabanlarinin güncellenmesi prensibiyle çalisan bir kanal güncelleme sistemidir.

TKGS ile Gelen Kolayliklar
Türkiye’deki çok sayida uydu izleyicisi, uydu alicilarini standart kanal arama yöntemleriyle güncelleyememekte veya güncellerken çesitli zorluklarla karsilasiyor. Uydudan yayin yapan kanallarin parametreleri zaman zaman degisebilmektedir. Zaman içinde yeni kanallar yayin hayatina baslamakta, bazi kanallarsa yayin hayatini sona eriyor.

Türksat’in bu tür sorunlarin çözümüne yönelik olarak sundugu TKGS ile, haberlesme uydularimiz üzerinden yayinlanan, yeni yayina baslayan, yayini sona eren veya frekans bilgisi degisen TV ve radyo kanallarini güncellerken yasan sorunlar, bütünüyle ortadan kalkiyor. TKGS, izleyicilerin yayin parametrelerini takip etmesine gerek kalmaksizin, güncel kanal listelerini TKGS destekli uydu alicilarinda aktive ediyor. TKGS’nin Türkiye’de çokça tercih edilen FTA (sifresiz) uydu alicilarinin tamaminda standart donanim olarak yer almasi hedefleniyor.

Apple Facebook’un Casusluk Uygulamasını Kaldırdı

Apple, Facebook’un güvenlik ihlalleri ve gizlilik sorunları nedeniyle Facebook’a karşı bazı önlemler alıyor. Facebook’un kullanıcı verilerini toplayan bazı “casusluk” uygulamalarını App Store’dan kaldırıldı. Detaylara bakalım.

Apple dün Facebook’a karşı bazı önlemler almaya başladı. Zira Facebook bazı uygulamalar aracılığıyla kullanıcıların bilgilerini topluyor ve gizliliği ihlal ediyor.

Facebook ‘un kullanıcıların gizli bilgilerini topladığı birçok uygulaması bulunuyor. Beta sürümler halinde yayınlanan bu uygulamalarda 13-35 yaş aralığındaki kullanıcılar kendi bilgilerini para karşılığı satıyorlar ve bilgileri karşılığında ayda 20 dolar kazanıyorlar. Facebook’un Research uygulaması üzerinden bunlar yapılıyordu. Apple da güvenlik gerekçesiyle  App Store’dan  Research uygulamasını kaldırdı. Facebook Research uygulamasına Instagram, Facebook gibi sosyal ağlardan kullanıcı buluyordu. Geçen yıl da yine Facebook’a ait benzer bir uygulama olan Onavo Protect App Store’dan kaldırılmıştı. Facebook bu uygulamaları doğrudan kendisi yayınlamıyor. Applause, BetaBound ve uTest gibi alt kademe yine kendisine ait geliştiricileri üzerinden yayınlıyor. Böylece yaptığı faaliyetlerin sorumluluğunu üzerine almıyor.

Geçen yıl Facebook’un 87 milyon kişinin bilgilerini para karşılığında sattığı haberleri dünyada yankı uyandırmıştı. Bu kapsamda Facebook’a birçok soruşturma açıldı. Apple CEO’su Tim Cook’un Facebook’un bilgi toplayarak oluşturduğu endüstriyel veri kompleksiyle “sizi, sizden daha iyi tanıyor” şeklinde açıklaması olmuştu.

Bu gizlilik skandalı sadece Facebook ile sınırlı kalmıyor. Çarşamba günü, TechCrunch isimli teknoloji sitesi Google’ın Screenwise Meter adlı Facebook’un uygulamalarına benzer bir araştırma uygulamasına sahip olduğunu iddia etti.